·
3 Maske
Maske, insanlık tarihinin en eski ve en çok katmanlı nesnelerinden biri olarak biliniyor; psikolojide persona, yani kişilik olarak tanımlanabilir.
Dünya tarihine kabaca bir göz attığımda, farklı uygarlıkların, farklı amaçlarla maskeyi nesneleştirerek kendilerini koruma, gizleme ve karşı tarafın dikkatini dağıtma amacıyla kullandıkları sonucuna varıyorum. Şu an yaşadığım çağda ise birçok şekilde kullanılıyor; fakat benim üzerine değinmek istediğim, kendi gözlem ve deneyimlerimden yola çıktığımda farklı anlamlara sebebiyet verebiliyor.
Öncelikle şunu da belirtmek isterim: bu yazı sadece kişisel bir yorumdur. Aslında yorum yapmak, günümüz algı hâllerinde oldukça yanlış yönlendirmeye sebebiyet verebiliyor; bu yüzden birçok konuyu sorguladığınız gibi bu konuyu da sorgulamanızı naçizane öneririm.
Nedir peki bu şahsına münhasır MASKE?
Maskeyi çoğunlukla, toplumda bir yer edinmeye çalışan bireyin, belli bir topluma veya topluluğa dahil olmak adına takındığı birtakım kişilik, duruş ve bakış açısını samimi olmayan bir biçimde dışarıya yansıtması şeklinde yorumlayabilirim.
Tabii bazı kişiler bu maskelerini o kadar çok takmakta ve bu oyunu o kadar çok devam ettirmektedirler ki, gün gelir kendi yalın, saf ve özgür kişiliklerini kaybederler. Ve kaybettikleri bu kişiliği kazanmak adına, günümüz insanının çok popüler olan bir yaklaşımı olan psikolojik tanımı kendisine yapıştırarak ayakta durmaya çalışır.
Peki nedir ayakta durmaya çalışan şey? Klişeleşmiş ego mu, zihin dediğimiz yorumlar silsilesi mi? Çocukluktan beri en çok etkisinde kaldığımız, çevremizden öğrendiğimiz birtakım alışkanlıklar mı?
Çocukken, Jim Carrey'nin Mask adlı filmini izlemiştim; sanırım 1993 yılında, sinemada izlemiştim. Jim Carrey'nin oynadığı karakter, bir sigorta şirketinde çalışan beyaz yakalı bir kişiyken, eline geçen gizemli bir maskeyi yüzüne takarak geçirdiği inanılmaz değişimi konu alıyordu.
Filmde, maskeyi taktığı zamanki karakter, normalde bir insanın yapamadığı birçok şeyi yapabiliyor ve karaktere olağanüstü bir hayal gücü katıyordu. Fakat ana karakter bu maskeyle o kadar özdeşleşmişti ki, gitgide kendi saf, işlenmemiş karakteri silinmeye başlamıştı. Bu kurgu, yıllardır özellikle batı milletlerinin bize süsleyerek sattığı bir hikâye oldu.
Ben de kendi adıma, gözlemlediğim kişilikler üzerinden, bu 3 maske tanımını 3 tip şeklinde, biraz psikolojik, biraz serzeniş, biraz da alaycı bir tavırla yorumlamak istedim.
Çok da matah bir durum değil. Fakat artık her yerde olan maskelerden insanın içi bayıyor bir zaman sonra… :)
3 tip, yani 3 maske nedir — bir mini analiz.
Üç tip insan vardır. Üçü de bir maskedir.
Tip 1: Ödünç Sözler
Pek bir bilgi birikimi yoktur. Bilgisizliğini dış görünüşüyle örter. Başkalarının diyaloglarından kaptığı cümle öbeklerini toplar, doğru anda, doğru kişiye duyduklarını aktarır. Bilgisi ödünç aldığı sözlerdir.

Tip 2: Çatlak Güç
Kimseyi önemsemez görünür. Umursamaz. Sarsılmaz. Ulaşılmaz. Bir güç timsali maskesini takar. Oysa en küçük ilgiye muhtaçtır. Eğer dikkatli bakarsanız, çatlaklarından yüzünü görebilirsiniz.

Tip 3: Kırgın Çocuk
Tutkularına, arzularına kavuştuğunda kimseye artık ihtiyaç duymaz. Ama maskesi düştüğü an o alanda barınamaz olur — ve tüm ihtiyaç duymadığını düşündüğü hayatlara süzülmek için duyarlı maskesini takar. O kırgın bir çocuktur.

Bu üç tip arıza veya hata değildir. Bu sadece Maskedir…